jiyanBoard
Login
Search


Image Hosted by ImageShack.us




Sitenin tc den girisleri telekom tarafindan engelenmistir!! Net ve Org domainleri ile ulasamayan arkadaslar siteye www.jiyanboard.com adresinden sorunsuz ulasabilirsiniz.




Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 05-16-2008, 21:50   #1 (permalink)
Super Moderator
www.JiyanBoard.com.net.org
xebat_63 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Super Moderator
JB
Üyelik tarihi: 05-07-07
Nerden: KüRDiSTaN
Üye No: 199
Yaş: 26
Son Activitesi: Dün 21:58
Ettiği Teşekkür: 754
1.042 Mesajına 1.804 Kere Teşekkür Edlidi
Mesajlar: 4.256
Konular : 2036
REP Gücü : 250
REP Seviyesi : xebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond reputexebat_63 has a reputation beyond repute
REP Puanı : 2304


Standart Dağların Koçer Kızı

1975 yılında Cizre'ye bağlı bir köyde göçebe bir ailenin kızı olarak doğdu. Anlatımlarına göre köylerine devlet tarafından yol, elektrik ve okul gibi konan yasaklarla büyüdü. '80'li yıllarda köylerine uğramaya başlayan Apocular olarak bilinen Kürt Özgürlük hareketinin militanlarının geliş-gidişlerini duymaya başladı. İlk kez '83 yılında militanlarla yüz yüze görüştü. '87 yılında henüz 12 yaşındayken Mustafa Çimen adlı militanın teslim olup itiraflarda bulunmasından ötürü köylüleriyle birlikte ağır işkence tezgahlarından geçti. '89 yılında 14 yaşında iken gerillaya katıldı. O gün bu gündür Kürdistan Özgürlük Dağlarında gerillacılık yapıyor. Dağların küçük Koçer kızı olarak yaşama gözlerini açtı, gerillası olarak sürdürüyor.
17 yıldır Kürt halkının ve özellikle de ezilen Kürt kadınının özgürlüğü peşinde elinde silah Kürdistan dağlarında dolaşan dağların küçük Koçer kızı Çiçek Kiçi'nin gerillacılığının büyük bir bölümü ise Botan'da geçti. Oda tıpkı diğer soyları süren dağ aslanları gibi Botan'ı sırtladı. Ve halen yoluna devam ediyor.

İsyanların Etki Gücü

Çiçek Kiçi, doğup büyüdüğü Cizira Bota alanında Kürt isyanlarının etki gücünün büyük olduğu, hatırladığı kadarıyla '80'li yıllardan itibaren KDP ve diğer örgütlerin peşmergelerinin bulundukları çevreye gelip gittiklerini belirtti. Çevrelerinin onlarla çok ilgili olmamalarına rağmen, Kürtlük adına bir şeyler yapmaya çalıştıkları düşüncesiyle halk tarafından belli bir değerin verildiğini anlatan Kiçi, bu yüzden küçük yaştan itibaren Kürtlükle tanıştığını belirtti.

Yayladan yaylaya göç edip duran Koçer bir aşiretin kızı olduğunu söyleyen Kiçi, aşiret geleneğinden ötürü kadın erkek herkesin silaha karşı bir ilgisinin olduğunu belirtti. Aşiret kavgalarında kadınların da belli bir düzeyde yer aldığını söyleyen Kiçi, çatışmalarda olmasa bile çatışan erkeklere silah cephane taşıdıklarını belirtti. Bu yüzden kendisinin silahlarla birlikte özellikle Kürtçe kasetlere ilgisinin geliştiğini dile getiren Kiçi şunları anlattı, ' Silaha karşı bir ilgim gelişti ancak daha çok Kürtçe kasetlere karşı bir eğilim gösterdim. O zamanlar daha arkadaşlar gelmiyordu. Onları tanımadan Gülistan ve Şivan Perver'in kasetlerini dinliyorduk. Gülistan'ın sesi çok etkiliyordu bizleri. Çevremizde hep Kürtçe kasetler dinleniyordu. Yani çevremizde hiç Türkçe konuşulmazdı. Konuşanlarda iyi karşılanmazdı. Bu tartışmaları dinleyerek büyüdüm. Ayrıca Yaşlılar toplanıp birbirlerine hikayeler anlatırlardı. İşte isyanlar nasıl olmuş, nasıl savaşılmış, nasıl tutuklanmışlar, nasıl zorla askerliğe götürülmüşlerdir gibi hikayeleri anlatırlardı.' Kürtlük geleneği olan ailenin çocuklarının bunları dinleyerek büyümesi onları ister istemez belli bazı arayışlar içine sürükleyeceğine dikkat çeken Kiçi şöyle devam etti, 'Bu hikayelerle büyüdüm. Büyüyordum. 1983 yılına geldiğimizde henüz dokuz yaşındaydım. İşte tamda bu dönemde arkadaşlar geldi. Onların gelişiyle dinlediğim hikayelerden yola çıkarak onlara sorular sormaya başladım. İlk arkadaşlar anlattıklarından daha çok, oturuş kalkışları, ilişkileri ve birbirlerine yaklaşımları insanı etkiliyordu. Uzun yılladır Partide olmama, çeşitli eğitimler görmeme rağmen hala arayışlarım ilk gördüğüm gerillalar gibi olmaktır. Çünkü onlar, PKK'nin asil militanlarıydı. Halkını çok seven insanlardı. Kendilerini mücadeleye adamış insanlardı. Şimdi o arkadaşların çoğu şehit düşmüşler. '

''Apocular' Kelimesi Hafızama Yerleşti'

Gelenlerin kim olduğunu, abisine sorduğunu aktaran Kiçi, Abisinin bunlar Apoculardır cevabını vermesiyle Apocular kelimesinin belleğine yerleştiğini belirtti. Besê Anuş kadın gerillanın fotoğrafını kendisine göstererek kadın militanların da aralarında olduğu gelen militanlar tarafından kendilerine söylendiğini dile getiren Kiçi, bununla sevinçten uçmaya başladığını belirtti. Kadın militan ve gerillaların aralarında olduğunu duymaklar dünyaların kendisinin olduğunu söyleyen Kiçi şunları anlatıyor, ' Çok sevinmiş ve heyecanlanmıştım. Bu arayışlarımın cevabını bulmak demekti. Fakat bu çok bilinçli bir şey değildi. Yani o zamanın arkadaşları insanı çok çekiyordu. Hiç konuşmadan insanları etkiliyorlardı. Ondan sonra arkadaşlar sürekli gelip gidiyorlardı. Avantajımız neydi, mesela misafirler geldiğinde, bayanlar da o misafirlerin yanına gidip oturabilirdi. Arkadaşlarda benim bu ilgimi görünce ilgilendiler. Mustafa Çimen vardı, şimdi itirafçı olmuş, köyde bizi toplayıp bize kitap okuyordu. Kürdistan nasıl parçalanmış mazlum arkadaş kendini asıl ve neden asmış, düşmanın işkenceleri üzerine bize kitap okuyor, bunları anlatıyordu. Yaşım da küçüktü ama şu anda hepsi canlı duruyor bende.'

Aşiret Kızı Olduğu İçin Katılımı Engellenir

Çiçek, militanlarla tanışıp onlardan etkilendikten sonra katılmak ister. Ancak o zaman hem yaşının küçük oluşu hem de bir aşiret kızı olmasından ötürü, Delil adındaki bir gerilla tarafından aşiretin hareketi biraz daha tanıdıktan sonra katılmasının daha doğru olacağı söylenerek katılımı ertelenir. Bir yandan katılımı engellenirken öte yandan aşırı istekli olmasından ötürü bir milis gibi çalışır. Kendi katılımı engellenirken erkek olanların ise katılımlarına izin veriliyor ve teyzesin oğlu olan Pling Kiçi ile Ahmet Repo o dönemde katılır. Pling Kiçi ile Ahmet Repo'nun katılması çevrede harekete olan ilgiyi arttırıyor ama henüz hiçbir kadın yada genç kız katılmış değil.

11 Yaşında İşkenceyle Tanıştı

'87 yılına gelindiğinde yörelerinde faaliyet sürdüren Mustafa Çimen adlı gerilla teslim olup itiraflarda bulununca Çiçek Kiçi'nin yaşadığı köye baskın yapılır. Köylülerin hepsi göz altına alınır. Göz altına alınanlar arasında Çiçek Kiçi ile birlikte yaşıtı bir kız daha göz altına alınır. Köyde herkese işkence yapılır. İşkencelerden henüz 11 yaşında olmasına rağmen Çiçekte nasibini alır. Gördüğü fiziki ve psikolojik işkenceyle birlikte gerillaların köylerine gelip gittiklerini söylemesi için askerler tarafından, 'konuşmazsan seni soyarız' şeklinde tehdit edilir. Çiçek Kiçi o günleri şöyle anlatıyor, ' Zaten o zaman düşman erkekleri yakalamak için kadınları soyuyordu. Gerilla arkadaşlar bizi bu yönlü eğitmişlerdi. Beni başta psikolojik olarak etkilemeye çalıştılar. Sen tatlı bir çocuksun, silahlı olarak gelenler kimlerdir diye sormaya başladılar. Ben konuşmayınca, sonunda seni soyacağız dediler. Kıştı üzerimize soğuk su döktüler. Onlar öyle söylediklerinde ben hemen kendim soyunurum dedim. Onlarda benim yaşımdaki biririn hemen soyunmayacağını düşündüler. Düşmanın tahribatları beni harekete ve arkadaşlara daha çok bağladı. O zaman elimi sigara ile yaktılar. Ama yine de bir şey söylemedim. Halka çok ceza alanlar oldu. Çünkü o itirafçı isimleri veriyordu. Ama benim yaşım küçük olduğu için bir de konuşmadığım için ceza vermediler.'

'89 yılında 14 Yaşında Dağların Yolunu Tuttu!

Mustafa Çimen'in itiraflarından sonra köyde gördüğü işkencenin üzerinden iki yıl geçtikten sonra 1989 yılına gelindiğinde artık Çiçek dağların yolunu tutmanın çaresini arar. Ancak Türk ordu güçleri tarafından çevrenin denetim altına alınması, seyyar karakolların yapılması ve o yıllarda iklim koşullarının da iyi gitmemesi yüzünden gerillalar çok fazla köylerine uğramadığından Çiçek'in katılımı '89 yılına kadar kalır. Çiçek o günleri şöyle anlatıyor, 'Türk ordusu alan üzerinde denetim kurmaya çalıştı. Her köyde iki karakol yaptılar. Arkadaşlar uzun bir süre uzak kaldılar. Fakat arkadaşlara bağlılığım zayıflamadı. 88'in sonu 89'un başında arkadaşları yine gördük. Grupta tanıdık biri vardı. Onu grupta gördüğümde çok sevindim. Ona katılacağımı söyledim. Bana tamam şimdi kal, daha sonra katılımlar olacak seni alırız dedi. Bende beklemeye başladım. Koçer olduğumuz için Zozanlara çıkıyorduk. O yıl Masiro'ya yaylaya çıktık. Arkadaşlar geldi yöredeki en büyük yayla bizim olduğu için arkadaşlar bizim çadırda halkla bir toplantı yaptılar. Toplantıda her evden bir genci partiye katacaklarını söylediler. Ayrıca ulusal sorundan söz ettiler ancak ben ulusal sorunun ne olduğunu bilmiyordum. Kürt olduğumuzu, ezildiğimizi biliyorduk, ama ulusal mücadeleyi bilmiyorduk. Ahmet Repo arkadaşın köyünden olup gelen grubun içinde olan gerillanın yanına giderek katılmak istediğimi söyledim. Oda hayır sonra katılırsın dedi. Kime söylediysem, zaten çalışıyorsun sonra katılırsın dediler. Arkadaşlara deşifre oldum, yeniden yakalanabilirim dedim. Oradan Beytüşşebap taraflarına geçtik.'

Kiçi Aşiretinden Dağa Çıkan İlk Kadın oldu!

Beytüşşebap'ta yayla yerlerine yakın olan gerilla kampına giderek söyler. Gerillalar yarın yayla yerlerine giderek askeri kanunla gençleri örgüte katacaklarını, o yüzden çadırına dönmesini söylerler. Bunun üzeri yayla yerine dönen Çiçek, gerillaların gelip yayla yerlerinden askeri kanunla gençleri çıkarmayı bekler. Arayışları yüzünden çevrede bulunan herkes Çiçeğin katılacağını bilir ancak ne zaman katılacağı bilinmez. Dağların Koçer Kızı Çiçek o günleri şöyle anlattı, ' Ertesi gün sabaha doğru bir baktım ki, her tarafı arkadaşlar tutmuş. Gençler hala uykudaydılar. İki çocukta gidip katılmayayım diye benim nöbetimi tutuyordu. Ama her kes kendi çocuklarının derdine düşünce benim işim kolaylaştı. Bölgemizde Silopi'deki iki kız kardeş ve amaca kızları dışında daha kızlar katılmamışı. Her kes kendi çocukları ile uğraşırken hemen çıktım. Uzak bir yerden dolanıp noktaya gittim. Her kesin noktada olduğunu gördüm. Beni görünce şaşırdılar. Benim geldiğimi de görünce her şey karıştı. Çünkü aşirettik ve bir de bizim aşiretten ilktim. Kimse katılımı kabul etmiyordu. Erkekler gitsin ama sen gitme diyorlardı.'

Çiçek arayışlarının sonunda çıkarılan gruba takılarak gerillaların bulunduğu alana giderek katılır. Ancak köyden ve çevreyi bilen gerillalardan da hiç kimse Çiçeğin katılmasını istemez. Çünkü Çiçeğin katılması durumunda aşirette ters etki yapacağı düşünülür. Katılımından sonra grubun sorumlusu olan daha sonra gerilladan kaçarak ortan yok olan Hogir tarafından çağrılır, eve geri gitmesi için ikna edilmeye çalışılır.

Çiçek o günleri şöyle anlatıyor, ' Hogir beni çağırdı neden katılıyorsun, senin yüzünden bir aşireti karşımıza alamayız, ve seni eve geri göndereceğiz dedi. Ben de tamam sen eve gidebilirsin ama ben gitmiyorum dedim. Parti her kesin evidir dedim.' Hogir'de Çiçeği ikna edemeyince bu kez aşiretin kadınları gelip onun görüşerek geri götürmek isterler. Bunun üzerine Çiçek beni şimdi götürseniz bir başka zaman gelip yine katılırım der.

Çiçek Yüzünden Aşiretler Karşı Karşıya

Katılma kararıyla küçük yaşta beşik kertmesiyle nişanlandırılan Çiçek böylelikle nişan yüzüğünü de atmış olur. Bir kadının böyle bir davranışta bulunması aşiretler arası bir kavgaya neden olacağı için aşiretinden kadınlar kampa giderek Çiçeği katılma kararından vazgeçirmeye çalışırlar. Zira Çiçeğin katılması iki aşiret arasındaki kan davasına da dönüşebilir. Çiçek katılımından sonra gelişen olayları şöyle anlatıyor, 'Katılmam aşiretimizle başka bir aşireti nerdeyse karşı karşıya getirdi. Çünkü beni ağabeyim için kızları istenen aşiretin bir çocuğuyla beşik kertmesiyle berdel yapmışlar.

Aşiretler arasında ortaya çıkan bu gerginliğin giderilmesi için Çiçeğin katıldığı gerilla arkadaşları devreye girerek bir toplantı yapalım Çiçek kendi kararını kendi özgür iradesiyle açıklasın diyorlar. Bunun üzerine ertesi gün, yayla yerinde toplanan aşiret üyelerinin karşısına çıkan Çiçek, 'Ben de hiçbir sorundan dolayı katılmadım. Sadece bir amacım var. Ben de bir Kürt insanı gibi partiye katılıp ülkem için savaşmak istiyorum' diyerek kararını açıklıyor. Onun bu kararı toplananlar tarafından alkışla karşılanır.

Saat sekiz buçuk sıralarıydı. Annem ve babam zoma gelmemişlerdi. Her kesin geldiğini gördüm. Kardeşim hepimiz Çiçeği katmaya geldik dedi. Ben de zaten katılmışım dedim. Çok kalabalıklardı. Her kes oturdu. Kardeşim beni çağırdı. Kaldığımız yerde büyük bir kayalık vardı. Zaten o çevrede çok fazla taş yoktu. Kardeşim beni o taşın arkasına götürdü. Ve birkaç sorusu olduğunu söyledi. Eğer cevap verirsen seni katarız dedi, yoksa katmayacağı dedi. Bu beni çok korkuttu. Acaba ne oldu dedim. Kardeşim bana şunu söyledi. Dedi birincvisi,, her kes militandır, eğer ahlaki yönden kendine güvenmiyorsan katılma dedi. Diğeri hala küçüksün dedi, bu parti tc. karşısında savaşıyor. Eğer cesaret yönünden kendine güvenmiyorsan katılma dedi. Diğer eğer şehit düşersen önce mermi sana değmeli dedi. Arkadaşlarının önünde olmalısın dedi. Eğer bunlara cevap vermezsen bu kadar silah var elimizde seni katmaz ve partiyle savaşırız dediler.

Ertesi Gün Ailesi Tarafından Gerilla Kampına Götürülür

Karırını açıkladığı toplantıdan sonra o geceyi ailesinin yayla yerinde geçiren Çiçek ertesi gün ailesi tarafından gerilla kampına götürülerek teslim edilir.

Çiçek, Kampta örgütü önceden tanıyan ağabeyi tarafından bir kayanın arkasına götürülerek bazı sorular sorulduğunu söyleyen Çiçek, ağabeyinin sorduğu sorulara doğru cevap vermesi durumunda katılımına izin verileceği, cevap vermemesi durumunda silahlı oldukları için gerillalarla çatışma pahasına da olsa katılmasına izin vermeyeceklerini söylediklerini belirtti. Sorulan sorulara doğru cevaplar verdikten sonra katılımına izin verildiğini belirten Çiçek, '87 yılında başlayıp günümüze dek süren d dağ yolculuğunun bu şekilde başladığını söyledi.

Katıldıktan Sonra Uzun Süre Tek Bayan Olarak Hareket Eder!

Uzun bir mücadeleden sonra gerilla saflarına katılmayı başaran Çiçek, bu kez onun bulunduğu yerde kadın gerilla olmadığı için uzun bir süre erkek gerilla arkadaşları arasında tek kadın gerilla olarak hareket eder. Uzun bir aradan sonra kadın gerillaları Tehta Reş'te gördüğünü söyleyen Çiçek şunları anlatıyor, ' İlk defa bayan arkadaşları orda gördüm. Bayan arkadaşları gördüğümde çok heyecanlandım. Bir de üç arkadaş önderlik sahasından gelmişlerdi. Onları gördüğümde çok sevindim. Partiye katıldığımda saçlarım çok uzundu. Fakat üç ay yalnız erkek arkadaşların yanında kaldım. Yaşım da küçüktü. Partiyi de iyi tanımıyordum. O üç ay hiç saçlarımı yıkamadım. Arkadaşların yanına geldiğimde ise sürekli yürüyüşlerde terliyorduk, saçlarım birbirine girmişti. Bunu arkadaşlara sordum, saçlarımı ne yapayım dedim. Sultan arkadaş vardı, Urfalıydı. Sultan arkadaş taragı alıp saçlarımı taramak istedi ama yapamadı. Bu yüzden saçlarını keselim dedi. Bunun üzerine hiçbir şey demeden ağladım. Arkadaşlara çok bağlıydım. Bu yüzden hiçbir olumsuz olay beni etkilemiyordu. Fakat saçlarını keseceğiz dediğinde ağladım ve saçlarımı kesmeyeceğim dedim. Neden diye sorduklarında annemin, kardeşlerimin saçlarımı çok sevdiklerini söyledim. Bir de ben de saçlarımı çok seviyordum. Sultan arkadaş bir şey olmaz, saçların bir birine girmiş. Şimdi kesersen saçların yine uzar. Ve böylece beni ikna ettiler. Saçlarımı kestiklerinde ağladım. İki uzun örüktü, onları alıp Tehta Reş'in aşağısında bir taşın altına koydum. Şimdi de sanırım ordadır. Belki çürümüştür.'

Dağların Koçer Kızı Gerilla Olarak Güney Kürdistan'dan Sonra Kuzey Yollarında!

Bir süre eğitim almak amacıyla Çiçek Güney Kürdistan ile Kuzey Kürdistan sınır hattında bulunan kampta eğitim görmek amacıyla gönderilir. Bir kış orada eğitim gördükten sonra baharla birlikte Beytüşşebap alanında hareket eden Anabirlikte yer alır. Hareketli birliğe girdikten sonra Kuzey Kürdistan'ın birçok bölgesini gezmeye başladığını dile getiren Çiçek şunları söylüyor, 'çok hareketli bir birlikti. Buda bütün alanları gezme imkanı veriyordu. 90 yılında Şirvan taraflarına kadar gittik. Çok zahmetliydi. Şirvan'a gittiğimizde çok zorluk vardı. Çünkü Şirvan Garzan taraflarına düşüyor. Şirvan halkı Sabri arkadaşın yakalanmasından ve üç arkadaşın şahadetinden sonra düşman tarafından silahlandırılmıştı. O tarafa giden Anabirlikte biz sadece üç bayan arkadaş vardık. Türk ordusunun propagandası köylüler üzerinde büyük etki yaratmıştı. O yüzden biz kadın gerillalar köylere giremiyorduk. Köyün yakınında bir yerde oturup bekliyorduk. Erkek arkadaşlar köylere girip çıkıyorlardı ondan sonra noktamıza gidiyorduk.'
Garzan'dan sonra Botan'ın Garısa alanına geçerler. O sırada PKK'nin 4. kongresi için hazırlıklar yapılmaktadır. Ancak kongre, konferans nedir gibi konulardan Çiçeğin herhangi bir bilgisi yok. Onlar Garısadayken Anabirlikte yer alan gerillalar yanlarına gelirler. Ancak kendileri Garzan'dayken çok zorlandıkları için Anabirlikten çıkarılırlar.

Garısa'da Onları Erzak Zorluğu Bekliyordu!

Zorluklardan ötürü kadın gerilla arkadaşlarıyla Garzan'da Anabirlik'ten çıkarıldıktan sonra Garısa'ya geçen Çiçek ve arkadaşlarını bu kez erzaksızlık bekliyordu. Erzak bulmak için çeşitli yollar denediklerini dile getiren Çiçek aldıkları bir bilgi üzerine karakol erzaklarına el koymak için yedi gün süren bir pusu attıklarını belirtti. Çiçek Kiçi o günleri şöyle anlatıyor, 'Garzan'dan Garısaya geldik. Garisa'nın hiç erzakı yoktu. Herhol karakoluna erzak taşıyan bir konvoyun geçeceğinin bilgisini aldık. Bizde gidip yedi gün boyunca kapsamlı bir pusu attık. Ancak arabalar gelmedi. Sonbahardı, yağmur yağıyordu. Ateş de yakamıyorduk. Yedinci gün araçların gelmemesi durumunda pusuyu bırakıp gidecektik. O, gün saat 12.30 civarlarında arabalar çıkıp geldi. Ama askeri değil, gelen üç sivil arabaydı. Galiba düşman pusu attığımızın bilgisini almıştı. Arabalarda her türlü erzak vardı. Bu erzakların hepsini aldık. Yetmişe yakın arkadaştık. Noktadaki arkadaşlar da indiler. Yalnızca güvenlik kaldı. Sabaha kadar o erzakı caddeden taşıdık. Taşıyamadıklarımızı da yaktık. Şoförlere bir şey yapmadık. Arkadaşlar onlarla konuştular. Fakat düşmanın erzakı olduğun söylediler. Eğer onların göreceği bir zarar varsa yardım edebileceğimizi söylediler. Onlarda çok memnun olup geri gittiler. Sonra ne oldu bilmiyoruz tabii. Ama biz kendimize gerekli olan erzakı bulmuştuk.' Garısa'da bir süre kaldıktan sonra yeniden Anabirlilkle birlikte hareket ederek Gabar'a geçerler.

Gurbet Aydın'dan Türkülü Gece!

Gabar'a geçip bir süre kaldıktan sonra grup gelecek, onların güvenliğini almamız gerekecek deniliyor. Ancak gelen grubun ne için geldiği ve nereye gittiği bilinmez. Bunun üzerine Dicle suyunun hakim olan bir yerde güvenlik almaya başladıklarını söyleyen Çiçek, sonradan gelen grubun kongreye gidecek grup olduğunu ve grubun içinde Mizgin (Gurbet Aydın) adlı kadın gerillanın da bulunduğunu belirti.
Çiçek Kiçi o günleri şu şekilde anlatıyor, ' Kendimizi yüksek bir yere verdik. Gece grup geldi. Arkadaşlar Dicle suyunun yanına gidip arkadaşları getirdiler. Grupta bayan arkadaşlar da vardı. Mizgin, Mervan arkadaş'ta o gruptaydı.. Arkadaşlar ateş yakacağız, mizgin arkadaş bize türkü söyleyecek dediler. Mizgin arkadaşın Agit arkadaş üzerine olan kaseti hepimizi daha çocukken etkilemişti. Beynimize ve yüreğimize hitap eden bir kasetti. O gece ateş yaktık ve Mizgin arkadaş türkü söyledi. Ertesi gün akşama kadar kaldılar ve akşama doğru yola çıktılar. Ona nereye gittiklerini sordum o da kongreye gittiklerini söyledi. Kongrenin ne olduğunu sorduğumda o da bana kongrenin partinin en yüksek toplantısı olduğunu söyledi. Gabarda iki gün bizim yanımızda kaldılar. O iki gün rengimizi değiştirdi. Her zaman insanın eline tarihi anlar geçmiyor. Mesela Mizgin arkadaş ordan geçiyordu.'

Önce Türkçe Alfabe'yi Öğrendi!

Gerillada yıllar geçtikçe Çiçek okuma yazma bilmemenin ezikliğini duymaya başlar ve bir şekilde okuma yazma öğrenmenin yollarını aramaya başlar. O sırada İzmir'den gerilla saflarına katılan ve yeni savaşçı eğitiminden sonra onların bulunduğu alana gelen Tekoşin adlı kadın gerilladan ona Türkçe alfabe eğitimini almaya başlar. Çiçek okuma yazma Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın bir çözümlemesinde yaptığı bir tespitin kafasında bir çelişkiden kaynaklandığını belirterek şöyle konuştu, 'Önderliğin söylediği şeylere küçüklüğümden beri meraklıydım. Ama onları daha iyi anlamak için okumak gerekiyordum. Ancak benim okuma yazma bilmiyordum. Tekoşin arkadaş'tan bana öğretmesini istedim. Uzun süre manga komutanlığı görevini yapan Çiçek kendisine takım komutanlığı görevi verildiğinde denetimindeki gerillaları nasıl eğitebilirim kaygısına kapıldığını söyledi.

Üç Defa Yaralandı!

Çiçek Kiçi gerillada geçirdiği 19 yıl içersinde girdiğim çatışmalarda üç kez yaralandı. Ancak her üç seferde gerilla imkanları oranında tedavi oldu. O yüzden hala üst dudağında savaştan kalma bir iz var. Bir yandan eğitimsizlikten ötürü duyduğu eziklik ve hareketi örgütsel, ideolojik ve siyasi olarak daha yakından tanımak öte yandan da Botan'dan Güney Kürdistan hatlarına geçerek tedavi olmak için örgüte bir rapor yazar.

Eyalet yönetimi kendi aralarında tartışarak Çiçeğin tedaviye gitmesini uygun görüp, tedavi amacıyla güney Kürdistan'a gönderirler. Tedavi olup geri Botan'a dönmeyi beklerken, Gerilla Komutanı Murat Karayılan tarafından çağrıldığı iletilir. Murat Karayılan'la görüşmek için gittiği vadide çok şaşırdığını ifade eden Çiçek şöyle konuşuyor, ' Pırbıla vadisine gittiğimde her taraf şehir gibi olmuştu. Herkes oradaydı. Bir ara acaba yanlış bir yere mi geldim diye sordum kendime. O, akşam cemal arkadaş benimle konuştu, kongre olduğunu ve katılacağımı söyledi. Ben de neden ben katılacağım dedim. Çünkü ben kongrelere sadece merkez komite üyesi olan arkadaşların katılacağını sanıyordum. Cemal arkadaş sende katılacaksın dedi. Ben de ben bunları anlamıyorum, başka arkadaş katılsın dedim. Ama cemal arkadaş sen katılacaksın dedi. Öylelikle 5.kongreye katılmış oldum. Kongreye katıldım ama çok fazla anlamıyordum. Ama büyük bir moral ve güven kaynağı oldu.' Kongre sırasından Kürt Hal Önderi Abdullah Öcalan her gece bir grup gerilla ile telefon görüşmesi gerçekleştirerek kongre yönlendirmektir. Kadın gerillalarla görüşme yapılacağı sırada Sakin adlı kadın gerilla komutanı tarafından Çiçeğe bir gece konuşma sırasının kadın gerillalarda olduğu, konuşacaklar arasında Çiçeğinde bulunduğu aktarılır. Çiçek buna bir yandan sevinirken diğer yandan da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'a nasıl konuşacağını, ne konuşacağını bilmediği için konuşma cesaretinin olmadığını söyler.

'Dilim Tutuldu'

Çiçek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'la konuşma sırası kendisine geldiğinde heyecandan kendisini tanıtamadığını belirterek şunları söyledi, 'Sıra bana geldiğinde heyecandan kendimi tanıtamıyordum. Plıng arkadaş vardı halamın oğluydu. Önderlik sahasında uzun süre kalmıştı. Cuma arkadaş Plıng arkadaşın akrabası olduğumu söylememi istedi. Ben de heyecandan kendimi zar zor tanıttım. Önderlik o zaman şunu söyledi; 'Şunu hiçbir zaman unutmayın ki, bu PKK bu devrim, emek hareketidir. Hareketimize katılan köylü çok emek veriyor. Ama kendinize ideolojik yönden de emek vermeniz gerekiyor. Bu da bende bir çelişki oldu. İnsan düşünsel anlamda nalsı emek verir diye düşünüyordum.'

95 yılı yaz ayları ortasına kadar Haftanin alanında kalan Çiçek, aynı yıl içinde gerçekleştirilen kadın özgürlük hareketi kongresine de katılır. Kadın özgürlük hareketi kongresinin ardından Mahsum Korkmaz Akademisine gitme kararının çıkan Çiçek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'la ilk karşılaşmasına ilişkin şunları söylüyor, 'Önderlik sahasına gidip önderliği gördüğümde on gün, bir ay da geçmiş olmasına rağmen sanki bir rüyada gibiydim. Önderlik her kesin adını, ne zaman katıldıklarını görevlerini sordu. Önderliği ilk gördüğümde yine dilim tutuldu. İnsan önderliği iyi tanımazsa büyüklüğünü de yeterince hissedemiyor. Önderlik her halde çok heyecanlandığımı anladı. Önderlik 'senin saha geçmen için çok öneri raporları geldi' dedi. Ben bilmiyorum başkanım dedim. Ne zaman katıldığımı, ne kadar eylemlere katıldığım nerde kaldığım sordu, dudağımın neden yaralandığını sordu. Bende kendimi tanıttım ve önderliğin sorduğu sorulara cevap verdim.'

'Önderlik Gerçeğiyle Eski Dünyam Yıkıldı'

Çiçek Mahsum Korkmaz akademisinde kaldığı 8 aylık süre içinde eski dünyasının yıkıldığını belirtti. Çiçek çok önem verdiği okuma yazmayı Mahsum Korkmaz akademisinde öğrendiğini belirten Çiçek, 'Orada, Apocular olarak içinde bulunduğumuz dünya ve verdiğimiz mücadele ile önderliğin ortamı, mücadelesi arasında çok fark vardı. Çünkü örgütün ve kendimin gerçeğini gördüm.'

Dağların Koçer Kızı Yine Botan Yollarında!

Çiçek Mahsum Korkmaz akademisinde eğitimini tamamladıktan sonra yeniden Kürdistan dağlarının yolunu tutar. Önce Zap alanına geçer. Bir süre Zap alanında kaldıktan sonra tekrar Botan'a geçer. 1998 yılın Kürt ateşkes ilan edildiğinde Botan'dan gelerek Kandil dağlarına geçer. Burada kaldığı süre içinde ilk yıllarda ne olduğunu bile bilmediği birçok kongre ve konferansa katılır. Çünkü o artık eski dağların küçük Koçer Kızı Çiçek Kiçi değildi. 1987 yılında başlayıp adım adım özgürlüğü doğru giden zorlu Kürdistan dağlarında verilen savaşta kendisini her yönden eğitmişti. Şu an YJA STAR meclis üyesi olan Çiçek Kiçi artık büyük bir gerilla komutanı ve Botan'ı sırtlayanlar arasındaki yerini almış durumda.

Şimdi yine Botan'a gitme hayaliyle yaşayan Çiçek Kiçi yine Botan'a giden yolları gözlüyor.
Dağların küçük Koçer kızlığından hikayesi başlayıp dağlara uzanan Çiçek Kiçi'nin hikayesi kısaca böyle. 19 yıllık zorlu gerilla yaşamın daha çok şey sığdırmış.

xebat_63 İmzası Bi Can Bi Xwîn Em bi Te re ne Ey SEROK

XEBAT_63
xebat_63 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl. Son Mesaj
Arap kızı neden camdan bakıyor? *BerfiNN* Çanda Giştî (Genel Kültür) 0 04-30-2008 10:32
Ateşin uyanışı - Şehit Bülent Bayram (Bager) arkadaşın günlüğünden AdaR_21 Gerilladan yazılar ve Anilari 0 04-29-2008 00:00
ben mezepotamya asyanın nazli kızı Gerilla12 Helbest (Şiir) 7 12-14-2007 12:34
dağlarin kaçak kızı ararat04 Şiirler 0 10-13-2007 22:40
ben mezepotamyayim asyanin nazli kızı ararat04 Şiirler 2 09-12-2007 16:08


Bütün Zaman Ayarları WEZ +1 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:33 .

Image Hosted by ImageShack.us
Kürt Site Birligi Bewerten